Ter
11 definitions retrieved Ter- \Ter-\ A combining form from L. ter signifying three times, thrice. See Tri-, 2. [1913 Webster] ter entbinden besitzen; haben; innehaben besitzen halten; aufhalten ter give birth; labour; be in labour have; have got own; possess hang onto; hold ter Schweiß exude 1. ter gibi dışarı vermek veya çıkmak, sızmak. exuda'tion dışarı sızan şey, ter. fat 1. (ter, test) şişman, (slang) şişko 2. semiz, yağlı 3. bol ve iyi 4. bereketli 5. kârlı 6. dolgun 7. kalın 8. yağ 9. bereketli ürün 10. semizlik. fat cat (A.B.D), (argo) zengin adam 11. seçim öncesi partisine maddi yardımda bulunan kimse. a fatchance (A.B.D), (argo) çok zayıf bir ihtimal, imkânsızlık. fathead aptal kimse. fat lime halis kireç, kolay sönen kireç. fatwitted ahmak. chew the fat (argo) konuşmak. Iive off the fat of the land her şeyin iyisiyle geçinmek. The fat is the fire. Kıyamet kopacak. iş patlak verecek. kill the fatted calf samimi karşılamak (uzun bir ayrılıktan sonra dönen kimseyi) flat 1. (ter, test) düz, müstevi, yassı: yüzüstü, sırtüstü 2. yıkık, harap 3. kati, kesin 4. (mat.), donuk, tatsız, yavan 5. durgun (ticaret) 6. (müz.) bemol 7. açıkça 8. doğrudan doğruya 9. tam 10. (müz.) asıl notadan daha aşağı ve yanlış olarak. flat against the wall duvara yapışık. flatboat, flatbottom (den) düz karinalı gemi. flat broke (h)dili meteliğe kurşun atar durumda, beş parasız. flatcar (A.B.D) açık yük vagonu. flat denial kesin bir şekilde ret, kati surette inkâr. flatfish kalkan gibi yan yüzen balık. flatfooted düztaban 11. (A.B.D), (h)dili azimli. flathead yassı kafalı 12. (b.h) Amerika'da eski bir yerli kabilenin ferdi. flatiron ütü. flat race düz yerde yarış. flat rate tek fiyat. flat tire patlamış lastik. flattop (A.B.D) uçak gemisi. flatwork masa örtüsü gibi kolay ütülenir düz parçalar. fall flat büyük bir başarısızlığa uğramak. (I.)'ll tell you flat. Sana asıkça söyleyeceğim. The market is flat. Piyasa durgun. in ten seconds flat tam on saniyede. That' flat. Açık ve kesindir. Şüphe götürmez. flatly açıkca, peşin olarak. flatness düzlük, yassılık 13. tatsızlık, yavanlık. hot 1. (-ter, -test) sıcak, kızgın 2. acı, yakıcı (biber vb) 3. şiddetli, sert, hararetli 4. hiddetli 5. yüksek gerilimli akım taşıyan (tel) 6. tehlikeli miktarda radyoaktivite ihtiva eden 7. yakın 8. yeni, taze (haber vb) 9. polisçe aranmakta olan 10. kızışmış, şehvetli 11. A.B.D, (argo) çalınmış veya kaçak (mal) 12. (müz.), , (argo) heyecanla ve irticalen çalınan. hot air (argo) boş laf, martaval, atmasyon 13. abartma. hot dog (k.dili) sosis, sosisli sandviç. hot line direkt telefon hattı. (özellikle devlet başkanları arasında) 14. her zaman cevap veren imdat te lefonu 15. dinleyicilerden gelen telefon konuş- malannı ihtiva eden radyo programı. hot pants çok kısa kadın şortu. hot plate portatif soba 16. sıcak yemek. hot pot (İng.) güveç. hot rod (A.B.D.), (argo) hızlı gidebilecek şekilde yenilenmiş otomobil. hot seat (A.B.D.), (argo) elektrikli sandalye 17. sıkıcı durum. hot spring kaplıca. biow hot and cold hem lehinde hem aleyhinde bulunmak. get hot ısınmak 18. kızmak, öfkelenmek. get into hot water başını belaya sokmak. make it hot for one bir kimseyi rahatsız etmek, sıkıştırmak. sell like hot cakes kapışılmak. hotly heyecanla, ateşli olarak. perspiration 1. ter 2. terleme. sweat 1. ter 2. terletici iş 3. herhangi bir cisimden ifraz olunan ter gibi sıvı 4. terlemek, ter dökmek 5. ter gibi madde ifraz etmek 6. mayalamak (tütün yaprağı) 7. (k. dili) ağır iş görmek 8. terletmek 9. ter ile ıslatmak, ısıtarak halletmek 10. eritip arasına akıtmak (kalay) 11. (k. dili) çok az para karşılığında fazla çalıştırmak 12. (argo) merak etmek 13. (argo) suçluyu konuşturmak için işkence yapmak. sweat blood sıkı çalışmak, ter dökmek. sweat gland ter bezi. sweat out (A.B.D.), (argo) endişeyle beklemek. sweat shirt eşofman. in a sweat (k. dili) endişe içinde 14. (k. dili) acele ile. No sweat (A.B.D.), (argo) Dert değil. wet 1. (-ter, -test), (-ted, - ting), yaş, ıslak 2. yağmurlu 3. (kim.) .su veya başka sıvı ile yapılan 4. (k. dili) içki yasağı olmayan (yer) 5. kurumamış 6. ıslatmak 7. ıslanmak 8. işemek 9. yaşlık, nem, rutubet 10. su 11. yağmur 12. yağmurlu hava 13. (A.B.D.) içki yasağı aleyhtarı. all wet (argo) martaval 14. martavalcı. wet blanket (k. dili) neşeyi kaçıran şey 15. şevki kıran kimse. wetbulb thermometer üstü ıslak bulundurulan termometre. wet day yağmurlu gün. wet goods fıçı veya şişelerde bulunan sıvı maddeler 16. (k. dili) alkollü içkiler. wet nurse sütnine. wet rot nemle oluşan çürüme. wet suit ıslak dalış elbisesi. wet to the skin iliklerine kadar ıslanmış. wet'tish yaşça, ıslakça, nemli. wet'ness ıslaklık, nem, rutubet. Ter related |
|||
![]()
Random Words
Herbal, Trage, Erlernen, Plano, Fall, Verrückte, Kräfte, Equalizer, Muskeln, Bücherregal, Küchenherd, Mbr, Ork, Lastwagen, Maschendraht, Dee, Wand, Mary, Railway, Hallen, Hairstyle, Amitriptyline, Penicillin, Looked, Von Popular Words Webster Dictionary, Online Dictionary, Spanish Dictionary, Medical Dictionary, Internet Dictonary, Web Dictionary, Dictionary Websters Online, Dream Dictionary, English - Spanish Dictionary, Urban Dictionary, Translate English To Spanish, Translate Germany, Copyrights: Gcide, Gazetteer, en-de, Devil's D., Freedict: GNU General Public License 2 or later FOLDOC, VERA: GNU General Public License 1.1 or later Moby-thesaurus, Jargon, Hitchcock, Bouvier, Elements, Easton: Public Domain WordNet: Princeton University
Type your search term into the input field and press the 'Search' button!
|
Copyright © 2005 domains-und-mehr.de; All rights reserved!




