Engel
46 definitions retrieved engel angel Engel [ɛŋəl] (n) , pl. angel; angels Engel ange Engel angelo Engel engel Engel anjo engel [ɛŋəl] Engel engel [ɛŋəl] angel; femaleangel angel engel [ɛŋəl] ange engel Barriere; Schranke barricade 1. barikat, siper 2. mânia, engel 3. siper yapmak 4. barikatla önünü kesip müdafaa etmek. barricader barikat yapan kimse. balk 1. bir engel karşısında duraklamak 2. yürümemekte ısrar etmek, direnmek (at) 3. mani olmak, engel olmak, muhalefet etmek 4. kaçınmak, imtina etmek 5. mania, engel 6. hata, başarısızlık 7. tarlada sürülmemiş kısım 8. kiriş 9. ( beysbol) topu atanın zamansız olarak topa vuruyor gibi davranarak yaptığı hata 10. bilardo masasının bir kısmı. balk line bilardo masasındaki çizgi. bar 1. çubuk, sırık, kol, kol demiri 2. mania, engel 3. bir nehir ağzında veya kıyıya paralel olan uzun kum ve cakıl seti 4. avukatlık mesleği, baro 5. mahkemede dinleyicileri hakim, jüri ve avukatlardan ayıran parmaklık 6. mahkemede sanık kürsüsü 7. içki satılan veya içilen yer, bar, meyhane, (huk.) men' muhakeme 8. (müz.) ölçü çizgisi 9. (hane.) armada birbirine paralel iki serit. bar line (müz.) öIçü çizgisi. bar of soap sabun kalıbı. admit to the bar baroya kabul etmek. behind bars hapiste, mahpus. barrier 1. herhangi bir yolu kapamak için yapılan mania, engel 2. doğal mânia (sıradağlar v.b.) 3. çit, korkuluk. barrier reef sahile yakın sığ mercan kayalığı. block 1. büyük parça (ağaç, kaya v.b.) 2. bitişik bir sıra bina 3. blok 4. iki kavşak arasındaki mesafe 5. tahta tezgah 6. mezatlarda tellalın üzerinde satış yaptığı tahta 7. üzerinde kelle uçurulan tahta 8. şapka kalıbı 9. makara 10. (d.y.) sinyalleri beraber çalışan hat bölümü 11. engel, mania 12. (psik.) bilinçdışı engel 13. tıkamak, kesmek, kapamak, önünü kesmek 14. döviz muamelesini kısıtlamak veya durdurmak. blockhead kalın kafalı kimse, dangalak kimse. block and tackle palanga. blockbuster büyük uçak bombası. blockbusting (A.B.D.) bir mahallenin sakinlerini evlerinin kıymeti düşecek korkusuyla evlerini ucuza satmaya teşvik etme. blocked funds (tic.) bloke edilmiş fonlar. block out taslak yapmak. block print basma block up kapamak, tıkamak 15. (bir arabayı) tahtalar üzerine oturtmak. children' blocks kutu şeklinde oyuncak tahtalar. go to the block mezada çıkarılmak 16. idama gitmek bottleneck 1. dar geçit, dar boğaz 2. engel 3. iş1erin yürümesini engelleyen kimse veya durum. check 1. engel, mania, fren 2. geciktirme 3. kontrol, teftiş 4. kontrol işareti 5. ABD fiş, vestiyer fişi 6. (lokantada) hesap 7. (kumaşta) ekose deseni 8. dama 9. (satranç) şah 10. tahtada hafif çatlak deseni. in check kontrol altında. clog 1. mania, engel 2. köstek 3. tahta ayakkabı, takunya, nalın. elog dance tahta ayakkabı ile oynanan dans. countercheck 1. karşı koymak 2. bir daha kontrol etmek 3. engel 4. tekrar kontrol etme. counter check bankadaki hesaptan para çekmek için düzenlenip müşterilere imzalattırılan zimmet fişi. curb 1. sokak kaldırımının kenar taşı 2. fren, mâni, engel 3. kuyu ağzı bileziği 4. atta suluk zinciri 5. tutmak, mâni olmak, hâkim olmak, yenmek, durdurmak. curb bit suluk zinciri. curb exchange New York ta ikinci tahvil borsası (şimdiki ismi American Exchange'dir) curb roof (mim.) iki yanı çifte meyilli çatı. curb service yemeklerin müşterilerin arabalarına getirilmesi. Curb your dog. Köpeğinizi kaldırımları kirletmemesi için terbiye edin. difficulty 1. güçlük zorluk, müşkülât: güç şey, engel, mânia: nazlanma, itiraz 2. sıkıntı, problem. be in difficulties parasız kalmak. make veya raise a difficulty güçlük çıkarmak. drag 1. sürükleme 2. sürüklenen şey ağır hareket 3. tarla tırmığı 4. (den.) suyun dibini taramaya mahsus çengel veya ağ takımı 5. engel, mâni 6. havanın aerodinamik direnci 7. rüzgârın geri itme kuvveti 8. (sig.)arada) bir nefes 9. (k.dili) sıkıcı kimse veya şey 10. (argo), (slang) piston. dragnet bir şey bulmak veya yakalamak için suyun dibinde ya da tarlada gezdirilen ağ 11. suçluyu yakalamada uygulanan plan veya sistem. drag rope bir şeyi çekmek için kullanılan ip. drag race (A.B.D) (k.dili), (oto.) kısa mesafeli araba yarışı. drag strip (A.B.D), (k.dili), (oto.) kısa mesafeli araba yarışlarına elverişli yer. encumber 1. , incumber engel olmak, mani olmak 2. yüklemek, zorunluluk veya sorumluluk altında bırakmak. encumbrance yük, engel, mâni 3. çocuk, bakımından sorumlu olunan kişi 4. (huk.) borç, ipotek . without encumbrances çocuksuz 5. ipoteksiz, ilişiksiz. encumbrancer (huk.) bir başkasının mülkü üzerinde hakkı veya alacağı olan kimse. entangle 1. dolaştırmak, karmakarışık etmek 2. bir kimsenin başım derde sokmak, şaşırtmak. entanglement karışıklık, dolaşıklık 3. engel, mânia. hamper 1. engel olmak, mâni olmak 2. engel, mânia 3. (den.) arma. handicap 1. (ped, ping) mânia, engel 2. sakatlık 3. elverişsiz durum, handikap 4. (spor) engelli koşu 5. mânia koymak 6. engel olmak 7. yarışta mânia koymak .handicapped sakat, malul. mentally handicapped geri zekâlı. the handicapped sakatlar, yardıma muhtaç olanlar . hangup 1. (argo) güçlük, engel 2. özel mesele 3. meraklısı olunan şey 4. takınak . hedge 1. (bahçe, tarla) etrafını çevirmek için dikilen ağaç veya çalı 2. mania, engel 3. her iki taraf için bahse girişme 4. olasılı zararlara karşı tedbir 5. etrafına çalı dikmek, çalı ile çevirmek 6. kuşatmak, sarmak, ihata etmek 7. çevirmek 8. iki taraf için bahse girişmek 9. olasılı zararlara karşı telâfi etmek için tedbir almak. hedgerow ekilmiş çalı veya ağaçlardan yapılmış çit. hedge sparrow çit serçesi, (zool.) Prunella modularis. hindrance 1. engelleme 2. engel, mâni. hitch 1. çekiş 2. ilişme, ilişiklik 3. engel, mâni, arıza 4. topallama, aksama 5. bağlantı parçası 6. (den) volta, bağ, adi duğüm 7. (A.B.D), (k.dili.) askerlik süresi. hitchhike otostop yapmak. without a hitch pürüzsüz olarak, hadisesiz bir şekilde. holdback 1. engel, mania. holdup 1. durdurma 2. gecikme 3. engel 4. yolunu kesip soyma, tabanca tehdidiyle soyma 5. yolun kapanması 6. (k.dili.) müşteriden fazla para isteme. impediment 1. engel, mani 2. (huk.) evlenmeye mani sebep 3. pelteklik. impedimen'tal engel kabilinden, mâni olan. millstone 1. değirmen taşı 2. engel, yük. let 1. (eski) mania, engel 2. tenis oyuna başlarken topun hafifçe ağa dokunarak geçmesi, let. without let or hindrance hiç bir engelle karşılaşmadan. logjam 1. bıçkı fabrikasına giden kütüklerin nehirde meydana getirdiği tıkanıklık 2. engel. morass 1. bataklık, batak 2. sazlık 3. güçlük, engel. obstruction 1. mani, mania, engel, set 2. blokaj, bloke etme. obstructionism siyasette bloke etme. obstructionist bloke eden kimse. obstacle 1. engel, mâni. rub 1. sürtme, sürtünme 2. ovma, ovalama 3. güçlük, engel 4. sinirlendirici şey 5. pürüz. shackle 1. pranga, zincir 2. engel, mâni 3. kelepçe, bağlama demiri 4. zincirle bağlamak, prangaya vurmak 5. engel olmak, elini kolunu bağlamak. stop 1. durma: duruş 2. durak yeri 3. mâni, engel 4. (müz.) ses perdesini değiştirmek için çalgının tel veya deliğine basma 5. (müz.) jödorg 6. (İng.) nokta, noktalama işareti. put a stop to durdurmak, kesmek, son vermek. trammel 1. (-ed, -ing veya -led, -ling) (gen.) (çoğ.) mânia, engel 2. balık tutmak için ağ 3. ata rahvan yürümesini öğretmek için kullanılan bukağı 4. ocakta tencere askısı 5. (mak.) kollu pergel, elipsograf 6. engel olmak 7. tuzağa düşürmek. traverse 1. aykırı, çapraz 2. kat eden kısım 3. çapraz kısım 4. travers 5. (mim.) galeri 6. bölen şey, engel 7. çapraz çizgi 8. karşıdan karşıya geçme 9. geçiş yolu 10. makina kısmının yana doğru hareket sahası 11. (huk.) resmi red 12. geminin volta seyri 13. kestirme mesafe 14. kayanın yüzeyinden enlemesine geçiş 15. bir yandan öbür yana geçirmek veya geçmek 16. öne arkaya hareket etmek 17. mil etrafında dönmek 18. dikkatle incelemek 19. karşı gelmek 20. sağa sola çevirmek 21. (huk.) iddiayı reddetmek 22. dönmek. traverse board (den.) geminin rotasını göstermek için kullanılan delikli tahta, rota bildiricisi. traverse circle (ask.) topun vaziyetini degiştirirken top tekerleklerinin üzerinde işlediği demir. daire traverse sailing (den.) volta seyri. traverse survey poligon usulü ölçme. traverse table (den.) volta cetveli 23. yüzölçümü işlerinde kullanılan bir çeşit cetvel 24. (d. y.) lokomotifi bir hattan paralel başka bir hatta yanlarmasına nakleden sürgü. Engel m angel Engel pl angels Engel related |
|||
![]()
Random Words
Spaghetti, Aufladen, Doggy, Intention, Zivildienst, Windel, Liu, Mullins, Kettle, Elemi, Redneck, Formidable, Beil, Paragraph, Aerospace, Testament, Divinity, Government, Front, Zielsetzung, Direction, Verputzen, Carmen, Beendigung, Cayenne Popular Words Webster Dictionary, Online Dictionary, Spanish Dictionary, Medical Dictionary, Internet Dictonary, Web Dictionary, Dictionary Websters Online, Dream Dictionary, English - Spanish Dictionary, Urban Dictionary, Translate English To Spanish, Translate Germany, Copyrights: Gcide, Gazetteer, en-de, Devil's D., Freedict: GNU General Public License 2 or later FOLDOC, VERA: GNU General Public License 1.1 or later Moby-thesaurus, Jargon, Hitchcock, Bouvier, Elements, Easton: Public Domain WordNet: Princeton University
Type your search term into the input field and press the 'Search' button!
|
Copyright © 2005 domains-und-mehr.de; All rights reserved!




